Geri
Gülay Gecü ile birlikte ve Yasla başa çıkma sürecini, yas belirtilerini ve kayıp sonrası iyileşme yollarını keşfedin. EFT ve Aile Dizimi Teknikleri Uygulayıcısı ve Eğitmeni Gülay Gecü ile birlikte yas sürecinizde destek alın.

Yasla Başa Çıkma: Kayıp Sonrası İyileşme Rehberi

Gülay Gecü ile birlikte ve Yasla başa çıkma sürecini, yas belirtilerini ve kayıp sonrası iyileşme yollarını keşfedin. EFT ve Aile Dizimi Teknikleri Uygulayıcısı ve Eğitmeni Gülay Gecü ile birlikte yas sürecinizde destek alın.

Yas ile Nasıl Başa Çıkabiliriz? Kayıp Sonrası İyileşme Rehberi

Bir kaybın ardından iyileşmek, unutmak değildir. Bazen iyileşmek; kaybettiğimiz kişiyle, ilişkiyle, hayat biçimiyle, hayalle veya geleceğe dair beklentilerimizle değişen bağımızı yeniden anlamlandırmayı öğrenmektir. Çünkü bazı kayıplar hayatımızı ikiye böler: “Ondan önce” ve “ondan sonra.” Bir insanı kaybettiğimizde yalnızca o kişiyi kaybetmeyebiliriz. Onunla birlikte kurduğumuz günlük düzeni, geleceğe dair planlarımızı, kendimizle ilgili bazı tanımlarımızı ve hayatımızdaki bir parçayı da kaybedebiliriz. Bu nedenle yas süreci, yalnızca üzüntü yaşamak olarak anlaşılmamalıdır. Yas; zihnin, bedenin, duyguların ve ilişkilerin yeni gerçekliğe uyum sağlama sürecidir. Bu nedenle herkesin yas tutma biçimi farklı olabilir. Kimi insan ağlar, kimi öfkelenir, kimi hiçbir şey hissedemediğini düşünür, kimi günlük hayatına devam ederken bir anda yoğun bir özlem yaşayabilir. Yasın tek bir şekli, tek bir süresi ve herkes için geçerli olan tek bir doğru yolu yoktur.

Yas Nedir?

Yas yalnızca üzüntüden ibaret değildir. Bir kaybın ardından aynı anda birçok farklı duygu ortaya çıkabilir. Özlem, üzüntü, öfke, suçluluk, pişmanlık, korku, yalnızlık, çaresizlik, şaşkınlık, boşluk ve anlamsızlık bunlardan bazılarıdır. Hatta zaman zaman rahatlama veya neşe gibi duygular da yasın içinde yer alabilir. Özellikle bir ölümün ardından kişinin “Rahatladığım için kötü bir insan mıyım?” veya “Bugün güldüm, demek ki onu artık önemsemiyorum.” gibi düşüncelere kapılması mümkündür. Oysa yasın içinde çelişkili duyguların bulunması insani bir deneyimdir. Birini özlemek ve aynı zamanda onunla ilgili zor anıları hatırlamak mümkündür. Hayata devam etmek ve kaybettiğimiz kişiyi sevmeye devam etmek de aynı anda mümkündür.

Yasın Belirtileri Nelerdir?

Yas yalnızca zihinsel bir süreç değildir. Kayıp sonrasında bedenimiz de değişen yaşam koşullarına tepki verebilir. Yas döneminde şu belirtiler görülebilir:
  • Yoğun özlem ve üzüntü
  • Öfke veya huzursuzluk
  • Suçluluk ve pişmanlık
  • Yalnızlık ve çaresizlik hissi
  • Boşluk veya anlamsızlık duygusu
  • Göğüste sıkışma
  • Boğazda düğümlenme
  • Mide problemleri
  • Yorgunluk
  • Uyku düzeninde değişiklikler
  • İştah değişiklikleri
  • Nefesin yüzeyselleşmesi
  • Huzursuzluk ve sürekli tetikte olma hali
Bu nedenle yasla çalışırken yalnızca “Ne düşünüyorsun?” sorusunu değil, “Bedeninde ne oluyor?” sorusunu da sormak önemlidir. Kendinize şu soruyu yöneltebilirsiniz: “Şu anda bedenim benden ne istiyor?” Dinlenmek mi? Ağlamak mı? Hareket etmek mi? Sarılmak mı? Yalnız kalmak mı? Yoksa birinin yanında olmak mı?

Yasın Bir Takvimi Var mı?

Yas sürecinde insanların kendilerine en sık sordukları sorulardan bazıları şunlardır:
  • “Artık geçmesi gerekmez mi?”
  • “Ne zaman normale döneceğim?”
  • “Bu kadar zaman geçti, neden hâlâ böyleyim?”
Yas doğrusal ilerleyen bir süreç değildir. Bir gün kendinizi daha iyi hissederken ertesi gün bir şarkı, koku, tarih, eşya veya mekân yoğun bir özlemi yeniden tetikleyebilir. Bu, başa döndüğünüz anlamına gelmez. Bazen iyileşme, acının tamamen ortadan kalkması değildir. İyileşmek; acı geldiğinde onunla ne yapacağınızı öğrenmek, kaybı hayat hikâyenizin bir parçası haline getirebilmek ve yaşamla yeniden bağ kurabilmektir.

Yası Bitirmek Değil, Yasla Yeni Bir İlişki Kurmak

Yas hakkında değiştirmemiz gereken en önemli düşüncelerden biri, yasın mutlaka “bitirilmesi” gerektiği fikridir. Oysa amaç unutmak değildir. Kaybettiğimiz kişi veya şey artık fiziksel olarak hayatımızda olmayabilir. Fakat onunla kurduğumuz bağın anlamı, bize kattıkları, anılarımız ve hayatımızdaki izi varlığını sürdürebilir. Bu nedenle iyileşme bazen: “Artık hiç acımıyor.” demek değildir. Daha çok: “Acıyor ama artık bu acıyla ne yapacağımı biliyorum.” diyebilmektir.

Yasla Başa Çıkma Yolları Nelerdir?

Yasla nasıl başa çıkılır? sorusunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü her kaybın hikâyesi, her insanın geçmişi ve her bedenin verdiği tepki birbirinden farklıdır. Bazı insanlar için konuşmak ve sosyal destek önemli bir alan açarken, bazı kişiler için bedenle çalışmak, travmatik anıları ele almak veya aile sistemindeki kayıpları anlamlandırmak daha anlamlı olabilir. Bu nedenle yas sürecinde farklı terapi ve destek yaklaşımlarının kişiye göre değerlendirilmesi önemlidir.

EFT ile Yas Sürecinde Duygulara Alan Açmak

EFT (Emotional Freedom Techniques), bilişsel ve duygusal odaklanmayı bedensel uyarımla bir araya getiren tamamlayıcı bir yaklaşımdır. Yas yalnızca zihinde yaşanmaz. Özlem göğüste bir ağırlık, boğazda düğümlenme, midede sıkışma veya bedende genel bir huzursuzluk olarak da hissedilebilir. EFT çalışmalarında kişinin yaşadığı duyguya odaklanması ve belirli noktalara parmak uçlarıyla hafif vuruşlar yapması kullanılır. Amaç, yoğun duyguyu bastırmak yerine fark etmek ve kişinin o duyguyla daha düzenli bir şekilde temas kurabilmesine alan açmaktır.

Yas İçin Basit Bir EFT Farkındalık Çalışması

Öncelikle şu anda hissettiğiniz duyguyu belirleyin ve yoğunluğunu 0 ile 10 arasında değerlendirin. Örneğin: “Şu anda onu özleme yoğunluğum 8/10.” Ardından, EFT Vuruşları sırasında şu cümleyi kullanabilirsiniz: “Onu çok özlüyor olsam da şu anda hissettiğim bu duyguyu olduğu haliyle kabul etmeye çalışıyorum.” Daha sonra duyguyu kısa ifadelerle fark edebilirsiniz:
  • “Bu özlem…”
  • “Bu boşluk…”
  • “Bu kayıp…”
  • “İçimdeki bu ağırlık…”
  • “Bunu taşımak çok zor…”
Buradaki amaç duyguyu zorla ortadan kaldırmak değildir. Amaç, duygunun içinde biraz daha fazla hareket alanı yaratabilmektir. Yas sürecinizde yoğun duygularla, bedensel tepkilerle veya travmatik anılarla baş etmekte zorlanıyorsanız, EFT çalışmasını profesyonel destek eşliğinde sürdürmeniz daha uygun olabilir. EFT ile yas sürecinizde size özel çalışmak ve duygularınıza daha güvenli bir alanda yer açmak için EFT seansımız hakkında bilgi alabilirsiniz.

EMDR ile Yas ve Travmatik Kayıplar Üzerinde Çalışmak

Her yas travma değildir. Ancak bazı kayıplar yalnızca üzüntü yaratmakla kalmaz; travmatik anıların da oluşmasına neden olabilir. Özellikle ani veya travmatik ölümler, kazalar, şiddet, ölüm anına tanıklık etmek, travmatik bir hastalık süreci, yoğun suçluluk ve sürekli tekrarlanan “Keşke…” düşünceleri kişinin yaşadığı kaybın travmatik bir boyut kazanmasına neden olabilir. Bu noktada EMDR, travmatik anıların, mevcut tetikleyicilerin, kişinin kendisiyle ilgili olumsuz inançlarının ve geleceğe ilişkin korkularının terapötik olarak ele alınmasında kullanılabilir. Örneğin kaybı düşündüğünüzde zihninizde belirli bir görüntü tekrar tekrar canlanıyorsa veya “Onu koruyamadım”, “Benim yüzümden oldu”, “Yeterince iyi değildim” ya da “Artık güvende değilim” gibi düşünceler yoğunlaşıyorsa, bunlar terapötik çalışmanın önemli parçaları olabilir. EMDR’nin amacı kişiyi kaybı unutmaya veya ölümü kabullenmeye zorlamak değildir. Travmatik anıların işlenmesi ve kaybın bugün üzerindeki yoğun etkisinin ele alınması hedeflenebilir.

Travmatik anılar üzerinde EMDR çalışması kişinin kendi başına uygulayabileceği bir yöntem değildir. EMDR, Eğitimli bir RUH SAĞLIĞI PROFESYONELİ eşliğinde uygulanması gereken yapılandırılmış bir psikoterapi yöntemidir.

Kaybınız travmatik bir deneyimle birlikte ilerliyorsa ve geçmişte yaşanan görüntüler, yoğun suçluluk veya tetiklenmeler bugün yaşamınızı etkiliyorsa, EMDR seansları için profesyonel destek alabilirsiniz.

Aile Dizimi Perspektifinden Yas: Aile Sistemindeki Kayıplara Bakmak

Yas bazen yalnızca bireysel bir kayıp deneyimi değildir. Aile hikâyelerimiz, ilişkilerimiz ve kuşaklar arası bağlarımız, kaybı anlamlandırma biçimimizi de etkileyebilir. Aile Dizimi perspektifinde, kişinin kendi acısının yanında aile sisteminde daha önce yaşanmış ve tamamlanmamış kayıplar da ele alınabilir. Örneğin şu sorular üzerinde düşünülebilir:
  • Ailemizde daha önce yaşanmış kayıplar var mı?
  • Konuşulmayan veya yas tutulamayan bir ölüm olmuş mu?
  • Ailede erken yaşta kaybedilmiş kişiler var mı?
  • Yas tutamadan hayatına devam etmek zorunda kalan biri olmuş mu?
  • Ben ailemde kimin acısını taşıyor olabilirim?
Buradaki amaç kaybı başka bir aile üyesine bağlamak veya kişinin yaşadığı acının sorumluluğunu ailesine yüklemek değildir. Sistemik bakış açısı, kişinin kendi hikâyesini ve aile hikâyesindeki bağları daha geniş bir perspektiften değerlendirmesine alan açabilir.

Yas Sürecinde Sistemik Bir Farkındalık Çalışması

Kaybettiğiniz kişiyi zihninizde canlandırarak onun hayatınızdaki yerini fark edebilirsiniz. Ardından şu cümleyi tamamlamayı deneyebilirsiniz: “Senden bana kalan…” ve “Sana ait olanı sana, bana ait olanı bana bırakıyorum.” Sonrasında şu cümleyi söyleyebilirsiniz: “Seni sevgiyle ve saygıyla kalbimde taşıyorum. Bize verdiklerin ve kattıkların için teşekkür ederim. Sen gittin, ben bir süre daha buradayım. Hayatımı senin anına saygı duyarak dolu dolu yaşamayı seçiyorum.” Bu tür çalışmalar kişinin yaşadığı kayba kendi anlam dünyası içerisinde bakmasına yardımcı olabilir. Yasınızın aile hikâyenizle, geçmiş kayıplarla veya aile sisteminizdeki tamamlanmamış bağlarla ilişkili olduğunu düşünüyorsanız, Aile Dizimi seansında bu dinamikleri profesyonel bir eşlik içinde ele alabilirsiniz.

Yas Sürecinde Günlük Hayatta Neler Yapabilirsiniz?

Yas döneminde kendinizden büyük değişimler beklemek yerine küçük ve sürdürülebilir adımlar atmak daha gerçekçi olabilir.

Bedeninizi Destekleyin

  • Yeterli su içmeye çalışın.
  • Mümkün olduğunca düzenli beslenin.
  • Kısa yürüyüşler yapın.
  • Uyku rutininizi korumaya çalışın.
  • Bedensel ihtiyaçlarınızı fark edin.

Duygunuza İsim Verin

Duyguyu hemen değiştirmeye çalışmadan önce onu fark edin. “Şu anda üzgünüm.” “Şu anda öfkeliyim.” “Şu anda çok özlüyorum.” Bazen bir duyguya isim vermek, onun yarattığı belirsizliği azaltabilir.

Sosyal Desteğe Alan Açın

Yas döneminde insanlardan uzaklaşmak anlaşılır bir ihtiyaç olabilir. Ancak uzun süreli sosyal izolasyon yükü artırabilir. Kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda bana tavsiye verecek birine mi, yoksa sadece yanımda duracak birine mi ihtiyacım var?” İhtiyacınızı yakınlarınıza açıkça söylemek, destek almayı kolaylaştırabilir.

Kaybettiğiniz Kişiyle Bağınızı Nasıl Sürdürebilirsiniz?

Yasın iyileşme sürecinde önemli bir adım da kaybettiğimiz kişiyle olan bağın yeni biçimini keşfetmektir. Çünkü fiziksel ayrılık, sevginin veya ilişkinin hayatımızdaki anlamının tamamen ortadan kalkması anlamına gelmek zorunda değildir. Şunları deneyebilirsiniz:
  • Ona bir mektup yazmak
  • Birlikte sevdiğiniz bir müziği dinlemek
  • Fotoğraf albümü oluşturmak
  • Onun adına bir iyilik yapmak
  • Özel bir günü anmak
  • Size öğrettiklerini yazmak
  • Onun değerlerinden birini hayatınızda sürdürmek
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: “Onun hayatımda bıraktığı hangi şeyi yaşamaya devam etmek istiyorum?” Belki bir davranış, belki bir değer, belki bir söz, belki de bir sevme biçimi… Bağ değişebilir; sevgi yok olmak zorunda değildir.

Yastaki “Keşke”lerle Nasıl Baş Edilir?

Yasın en yorucu taraflarından biri geçmişle yapılan zihinsel pazarlıktır. “Keşke arasaydım.” “Keşke o gün gitseydim.” “Keşke daha erken fark etseydim.” “Keşke son konuşmamız farklı olsaydı.” Bu düşünceler, zihnin geçmişi yeniden düzenleyerek kontrol duygusunu geri kazanmaya çalışma biçimlerinden biri olabilir. Kendinize şu soruyu sorun: “Bugünkü bilgimle geçmişteki beni yargılıyor muyum?” Ardından şunu düşünün: “O zamanki ben, o zamanki bilgisi ve koşullarıyla elinden geleni yapmış olabilir mi?” Bazen kendimize verebileceğimiz en büyük hediye, geçmişteki kendimizi bugünkü aklımızla cezalandırmayı bırakmaktır.

Yasla Başa Çıkarken Kendinize Söyleyebileceğiniz Cümleler

  • “Yas tutma biçimim bana özgü.”
  • “Bugün iyi hissetmem, onu unuttuğum anlamına gelmez.”
  • “Bugün kötü hissetmem, iyileşmediğim anlamına gelmez.”
  • “Her duyguyu hemen çözmek zorunda değilim.”
  • “Özlemek sevginin bir parçası olabilir.”
  • “Hayatıma devam etmek ihanet değildir.”
  • “Gülmek, kaybımı küçültmez.”
  • “Ağlamak, güçsüz olduğum anlamına gelmez.”
  • “Geçmişi değiştiremem; bugün kendime nasıl davranacağımı seçebilirim.”
  • “Onu unutmak zorunda değilim. Onunla kurduğum bağı yeni bir biçimde taşıyabilirim.”

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalısınız?

Yas doğal bir süreçtir. Ancak bazı durumlarda profesyonel destek almak önem kazanabilir. Özellikle:
  • Yoğun acı ve özlem uzun süre günlük yaşamınızı ciddi biçimde etkiliyorsa,
  • İşe, okula veya temel sorumluluklarınıza dönemiyorsanız,
  • Travmatik anılar ve kabuslar yoğun biçimde devam ediyorsa,
  • Kendinizi sürekli suçluyorsanız,
  • Yoğun umutsuzluk yaşıyorsanız,
  • Sosyal hayattan tamamen çekiliyorsanız,
  • Alkol veya başka maddelerle baş etme davranışınız artıyorsa,
  • Uyku ve beslenme düzeniniz ciddi biçimde bozuluyorsa,
  • Yaşamak istememe veya kendinize zarar verme düşünceleri ortaya çıkıyorsa,
bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önemlidir. Yoğun ve işlevselliği belirgin biçimde bozan yas belirtilerinin kalıcı hale geldiği durumlarda Uzamış Yas Bozukluğu söz konusu olabilir. Böyle bir durumda profesyonel değerlendirme ve uygun psikoterapötik destek önem taşır.

Yasın İçinden Yeniden Hayata Bakmak

Yas, hayatımızda açılan boşluğu hemen doldurmamız gereken bir alan değildir. Bazen o boşluğun yanında oturmayı, onu anlamayı ve zaman içinde onunla yeni bir ilişki kurmayı öğrenmemiz gerekir. Kaybı unutmak zorunda değilsiniz. Güçlü görünmek zorunda değilsiniz. Her gün iyi olmak zorunda da değilsiniz. Yasın içinde olduğunuz için hayatı yanlış yaşamıyorsunuz. Bazen iyileşme; daha az ağlamak değil, ağladığınızda kendinize daha şefkatli davranabilmektir. Bazen özlemin ortadan kalkması değil, özlem geldiğinde onun sizi tamamen ele geçirmesine izin vermemektir. Ve bazen yeniden yaşama dönmek, kaybettiğiniz kişiyi geride bırakmak değil; onu kalbinizde taşıyarak kendi hayatınıza devam edebilmek demektir.

Yasla Başa Çıkma Sürecinizde Profesyonel Destek

Her kayıp aynı değildir. Bu nedenle her yas sürecinde kullanılacak yöntem de aynı olmak zorunda değildir. EFT ile yoğun duyguların ve bedensel tepkilerin düzenlenmesine yönelik çalışabilir; EMDR ile travmatik anıların ve kayba eşlik eden zorlayıcı inançların terapötik olarak ele alınmasını değerlendirebilir; Aile Dizimi perspektifiyle aile sistemindeki kayıplar, bağlar ve tamamlanmamış hikâyeler üzerine çalışabilirsiniz. Önemli olan, yaşadığınız kaybı tek bir kalıba sokmak değil; ihtiyacınızı doğru anlayarak size uygun profesyonel destek alanını belirlemektir. Eğer siz de yas sürecinizde kendinizi yalnız, sıkışmış veya geçmişte yaşanan bir kaybın etkisinden çıkmakta zorlanıyor hissediyorsanız, profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yasınızı bastırmak zorunda değilsiniz. Onu şefkatle taşımanın yollarını birlikte keşfedebiliriz. Yas sürecinde size uygun seans ve profesyonel destek seçeneklerini keşfetmek için EFT Journey’i ziyaret edin.

Son Bir Hatırlatma

Bugün iyi hissetmeniz onu unuttuğunuz anlamına gelmez. Bugün kötü hissetmeniz iyileşmediğiniz anlamına gelmez. Yasın kendine ait bir zamanı vardır. Kendinize zaman tanıyın. Kendinize şefkat gösterin. Ve gerektiğinde destek almaktan çekinmeyin. Çünkü iyileşmek, geçmişi silmek değil; geçmişle birlikte yeniden yaşamayı öğrenmektir.

Yas ile Başa Çıkma Rehberinin Tamamına Ulaşmak İçin

Bu yazı, hazırladığımız “Kaybın Gölgesinden Yeniden Doğuşa | 3 Farklı Terapi Yaklaşımıyla Yasla Başa Çıkma Rehberi” nin özet bir bölümüdür. Yası daha derinlemesine anlamak ve bilgi sahibi olabilmek adına EFT ve Aile Dizimi Tekniklerini, EMDR ve Ego State Terapi yaklaşımları ile beraber nasıl çalışılması gerektiğini keşfetmek için rehberimizin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle, Gülay GECÜ